17 Mayıs 2014 Cumartesi

Ses Yalıtım Malzemeleri

TAŞYÜNÜ SES YALITIM MALZEMELERİ

Ses yalıtımında taş yünü kullanımı genellikle bir başka malzeme ile birlikte olmaktadır. Taş yünü yapısı gereği tozlaş-maya, aşınmaya ve basınca dirençsizdir ve yüzeyinin belli geometrik şekillerle oluşturulması da mümkün değildir. Bu nedenle taş yünü, yalıtılacak yüzeylere yüzeyi açık bırakılarak monte edilemez. Ancak tavan gibi fiziksel etkilerden uzak yüzeylerde bağlayıcısı arttırılmış taş yünü levhalar ile yalıtım uygulamaları yapılabilir. Asma tavan sistemlerinde tozlaşmayı engelleyici boya, reçine vb. kaplama uygulanmış taş yünü plaklar sıklıkla kullanılmaktadır.

Duvarlarda taş yünü ses yalıtımı uygulamasında aşınmaya ve basınca dayanıklı bir yüzey elemana ihtiyaç duyulur. Yalıtımın amacına en çok hizmet eden ürünler esneme yeteneği olan ürünlerse de yüzeyin kullanım koşullan göz önüne alınarak üst tabaka seçimi yapılır. Bu tür tasarımlarda hedeflenen sonuçlar için yüzey şekille-ri değişiklik gösterir. Örneğin, delikli yüzeylerde dişli yüzeylere göre daha çok yalıtım elde edilirken dişli yüzeylerin akustik özellikleri daha yüksektir. Delik sayısı ve alanı ile dişlerin derinliği ve sıklığı akustiklik performansını belirler. 7:aş yününün tekstil ürünler ile kullanımı ses yalıtımı açısından oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Rijit kaplama ürünlerine göre elastik bir yapıya sahip olan tekstil ürünleri karşıladıkları ses enerjisini taş yünü katmana daha iyi aktarabilmekte ve daha yüksek sönümleme imkânı sağlamaktadır. Sert yüzeylere ihtiyaç duyulmayan mekânlarda ve tavan uygulamalarında kullanılabilen tekstil kaplı taş yünü plaklar boyanabilirlik özelliğine de sahiptirler.

CAM YÜNÜ SES YALITIM MALZEMELERİ

Taş yününe oldukça benzer özellikler gösteren cam yünü de aynı tasarım detaylarına dikkat edilerek ses yalıtımında kullanılır. Ancak cam yününün alerjik ve dermatit reaksiyonlara daha çok neden olabildiği göz önüne alınmalıdır. Isıl direncinin yüksek oluşu da göz önüne alındığında cam yününün boru ve menfez hatlarında ısı yalıtımı ile birlikte ses yalıtımı için de kullanıldığı görülmektedir.

POLİMER SES YALITIM MALZEMELERİ

Ses yalıtımında malzemenin sönümleme kapasitesi kadar malzemenin yüzey geometrisi de önemlidir. Kompozit malzemelerde sönümleme kapasitesi olan malzemeyi koruyan üst ta-baka genellikle çok daha düşük sönümleme kapasitesine sahip rijit materyaldir. Yalıtım işinin geometri kısmı bu rijit malzemeyle çözülmeye çalışıldığı için sistemin verimi düşmektedir. Hem yüzeye istenen şeklin verilebildiği hem de ses sönümleme yeteneği olan malzemeler ise polimer grubu kimyasallar-dan elde edilir. Piyasada akustik sünger diye adlandırılan bu ürünlerin yüzey şekillerine göre yumurta, piramit, labirent gibi tipleri bulunur.
Akustik süngerlerin ses emme oranları taş yünü ya da cam yünü kadar yüksek değildir. Ancak akustik süngerlerin yüzey geometrileri ve taş yünü-cam yününün yüzeyinde kullanılan rijit malzemeler-kaplamalar nedeniyle akustik süngerlerle oluşturulan sistemler diğer sistemlere göre daha çok ses emerler. Akustik süngerler ses kayıt stüdyolarından makine dairelerine kadar yüksek ses kaynaklarının bulunduğu tüm ortamlarda kullanılabilirler. Ancak ses yalıtımı bina içinden yapılan bir yalıtım olması nedeniyle yüzey formu daha çok önem kazanır. Görsel, estetik ve fonksiyonel nedenlerle akustik süngerin kullanılamayacağı hacimlerde diğer akustik paneller ile yalıtım tasarlanmalıdır.
SES YALITIMI NASIL YAPILIR
Ses yalıtım malzemeleri, kapalı bir ortamda sesin yansıma süresini düzenleyen, gösterdiği dirençle ses enerjisini mekanik enerjiye ve ısı enerjisine dönüştüren ürünlerdir. Her ne kadar yalıtım denildiğinde korunacak materyal ile etki eden materyalin ayrılması anlaşılırsa da ses yalıtımında ses tamamen ortadan kaldırılmaz ya da kaldırılamaz. Ancak sesin şiddeti ve yankı gibi istenmeyen ses dalgaları istenen seviyeye çekilmeye çalışılır.
Ses yalıtımı yapının içinden yapılan bir yalıtımdır. Günlük kullanıma açık hacimlerde yalıtım estetik ve hacmin kullanımını engellemeyecek şekilde olması esastır. Ses şiddetinin en üst seviyede düşürülmesi gereken depo, makine odası, pompa istasyonu, tribün odaları gibi yerlerde tüm yüzeyler akustik süngerler ile kaplanırken, sosyal alanlar ve konutlarda akustik paneller tercih edilmektedir. Akustik paneller hacmin yüzeylerinde sınırlı olarak kullanılacaksa ses doğrultusunda yerleştirilmelidir. Ses yönünde ortamdaki ses enerjisi en yüksek seviyededir. Ses yönünden uzaklaşıldıkça bu enerji seviyesi de azalır. Bu nedenle sesin hareketi yönünde yerleştirilecek paneller ya da ses kırıcı objeler en yük-sek seviyede verim sağlayacaktır.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Kuru Hava Argon

Atmosfer koşullarında soluduğumuz hava içinde su buharı bulunmaktadır. -20 - 40°C arasında 1 m3 havanın taşıyabileceği nem miktarı 1,09 - 50,9 gr arasında değişmektedir. Örneğin, 20°C deki hava yaklaşık 17,33 gr nem taşıyabilmektedir. Nemin ısı iletimindeki etkisi suyun havaya göre yaklaşık 20 kat daha yüksek ısı iletimi katsayısı değerine sahip olmasından kaynaklanır. Bu nedenle hava içindeki nem miktarı arttıkça havanın ısı iletim katsayısı da yükselmektedir. Bu nedenle ısı yalıtımı malzemelerinin de buhar difüzyon dirençlerinin yüksek olması beklenir. Böylece yalıtımı sağlayan hava odacıkları içindeki kum hava ısı iletim katsayısını en düşük seviyede tutacaktır. Kuru hava ve argon gazı en sık ısı yalıtımlı cam ünitelerinde karşımıza çıkmaktadır. Aşağıdaki tablo farklı özelliklerde çift cam uygulamalarına ait ısı iletim katsayılarının değişimini göstermektedir.  


CAM Isı iletim Katsayısı (W/m2K)
Ara Boşluk Dolgu Cinsi
HAVA ARGON
4 mm 4 5.7
20 mm 4-12-4 2.9 2.7
24 mm 4-16-4 2.7 2.9

  Çift cam uygulamalarında ısı kontrol kaplamaları cam yüzeylere uygulanarak cam ünitelerinin ısı iletim katsayıları 1,1 W/m2K ya kadar düşürülebilmektedir. TS825 ile ısı yalıtımlı cam üniteleri için 2,4 W/m2K şartı getirilmiştir. Bu nedenle koşulu sağlayabilen üniteler laminasyon ile yalıtım özelliği iyileştirilmiş cam üniteleridir.

 kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/isi-yalitimli-cam-argon

28 Nisan 2014 Pazartesi

Yalıtım Nedir

Yalıtım, izole etmek ya da dış etkilerden ayırmak veya tecrit etmek anlamına gelmektedir. İnşaat sektöründe yalıtım; "yapıyı kendi bünyesi ile içindeki eşya ve canlılara zarar verici etkilerden korumak için alınan önlemler paketi" olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle yapının ve yapı kullanıcılarının su, nem, ısı transferi, gürültü gibi istenmeyen dış etkilerden korunması amacıyla yapının tecrit edilmesi işlemine yalıtım denmektedir. Yapı yalıtımı, malzemenin üretiminden uygulamasına ka-dar çok yönlü detay çalışmasını gerektiren ve birçok bilim dalını ilgilendiren bir iştir. Bu nedenle, bina yalıtımında, ekonomi, fizik, kimya, makine, inşaat, mimarlık gibi birçok bilim disiplini işbirliği içinde çalışmaktadır. Bu disiplinlerin bir araya gelme zorunlulukları en uygun yalıtım malzemesini üretme hedefidir. Yalıtım malzemesinin hedefi istenmeyen etkinin yok edilmesi ya da en aza indirilmesidir. Örneğin, bir su yalıtım malzemesin-den kesin bir geçirimsizlik beklenir, ancak henüz ısı geçişini tamamen ortadan kaldırabilecek bir ısı yalıtım malzemesi bulunamamıştır. Günümüzde 0,065 W/mK değerin altında ısı iletkenlik değeri olan malzemeler ısı yalıtım malzemesi olarak değerlendirilmektedir. Yapı sektöründe ısı yalıtım malzemelerinin en iyi sonuç alınabilenleri 0,016 W/mK ( ısı iletkenlik katsayısına sahiptirler. Buna benzer bir durum radyasyon ve ses için de geçerlidir. Dolayısıyla yapı için yalıtım, mümkün olan en üst seviyede istenmeyen etkilerin engellenmesi olarak tanımlanmalıdır.

YALITIMIN TARİHSEL GELİŞİMİ

Bilinen en eski su yalıtımı Babil'in Asma Bahçelerinde yapılmıştır. Yaklaşık 25 metre yüksekliğindeki kolonlar üzerinde taşınan terasların üzerine kurulmuş olan asma bahçelerinde yalıtım katran ve kurşun kullanılarak yapılmıştır.
Eski dönemlerde en önemli yalıtım sorunu su yalıtımı olduğu için bitüm ve kömür katranı çok uzun zaman yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. Daha sonraları elde edilen bu yalıtım membranlarının mukavemetini arttırmak için hayvan kılı, pamuk ve keçeler kullanılmaya başlanmıştır. Aynı dönemde ısı yalıtımı amacıyla en çok kullanılan malzemenin toprak olduğu görülmektedir. Özellikle kil içeriği yüksek olan toprak ile elde edilen kerpicin teraslarda kullanılmasıyla su yalıtımı da hedeflenmiştir. 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde su yalıtımında membran üreten firmalar ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar gelmiş olan Paris ve Berlin metrolarında bu ürünler kullanılmıştır. Her ne kadar bitüm katran vb. malzeme içinde olsalar da organik taşıyıcı katmanların zamanla yok olması ve özelliklerini kaybetmeleri söz konusudur.

Bu nedenle teknolojik gelişmelere paralel olarak cam tülü (fiberglass) veya polyester keçe gibi inorganik malzemeden taşıyıcılı bitümlü membranlar üretilmeye başlanmıştır.